HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 472
Yazar: Ersin Çelik
"MEMLEKETÝN ÝMANI GÝDÝYORDU!"

Merhum Ali Ulvi Kurucu’nun Türkiye’nin en çileli yllarna k tutan ve be ciltle nihayete eren hatratn okurken beni sarsan iki bölüm olmutu. Birincisi Medine-i Münevvere yolculuu için ayrldklar Konya’da ilk duraklar olan stanbul’da kapsna kilit vurulmu Ayasofya ile karlatklar an dieri de aada alntladm Merhum Celalettin Ökten Hoca’nn ilk imam hatip mektebinin açlmas için çkt yolu, çektii çileyi aktard sayfalardr… Belki 20 defa okumuumdur ve çevremde onlarca kiiye de okutmuumdur. Bugünlerde bir ekilde yeniden gündeme gelen mam Hatip okullar üzerine söylenecek söz bence bu hatrattr.

Daha fazla uzatmadan, Ali Ulvi Kurucu’nun hatratnn ikinci cildinden, -sadeletirerek- sözü Celalettin Ökten Hoca’ya brakyorum:

“Memleketimizde 1940’l yllarda, halkn aznda dolaan bir söz vard: “Cenazelerimizi ykayacak imam kalmayacak!” Bu söylentide doruluk pay vard. Baz köylerde imam olmad ve ölenlerin ykanp gömülmesi için yakn köylerden imam gelmesinin beklendii bilinen bir eydi. Zaman geçtikçe, bu halin daha kötüleecei de belli idi…

Hâlbuki asl tehlike bu deildi… Cenazenin üzerine bir teneke su atarsn yahut bir havuza, bir göle batrrsn ykarsn… Avam: “Cenazemizi ykayacak hoca kalmad.” der; hocal, cenaze namazndan ibaret bilir…

Fakat asl tehlike u idi ki: Milletin imann ykayacak, ruhunu ykayacak, akln ykayacak hoca kalmamt; kalmayacakt… Memleketin imann ykayan, koruyan, Mustafa Sabri Efendiler, Hamdi Efendiler, Naim Beyler, Akif Beyler, Ferid Beyler, zmirli smail Hakk Beyler gitmiti…

Memleketin iman gidiyordu. Memleket, sade cehaletin deil, küfrün istilâsna giriyor; küfrün silindiri altnda eziliyor, eriyordu… Ne yapp edip, küfrün kalesinde bir delik açmak için, bir mam Hatip Okulu’nun açlmasna arkadalarla karar verdik…

Elimde baston, rahatsz halimle trene bindim Ankara’ya gittim. O günün Maarif Vekili olan Tevfik leri merhum, talebelerimden idi. Terbiyeli bir talebe idi. Beni unutmamt… Daha önce de onun tavassutu ile Babakan Adnan Menderes‘in oullarna Kur’ân- Kerîm okutmak, dinî bilgiler öretmek için beni tâyin etmilerdi. O iin de tek âmili Tevfik leri idi. Adnan Bey’in oullarnn stanbul’da olduu günlerde, Hâriciye Vekili Fatin Rütü Zorlu‘nun evine gider, çocuklara ders verirdim. Bunu herkes de bilmez.

Tevfik leri ile daha önce konumutum, “Hocam Ankara’ya gelin. Ümit ederim ki, inâallah bu mam Hatip kararn çkarrz” demiti. Ankara’da bir otelde kaldm. Günler geçiyor, Tevfik leri’nin verdii emirler, Tâlim Terbiye Daire’sinden bir türlü çkmyor. Bekle bekle bir ses yok… Tevfik leri’nin talebem olmas, gelin demesi, bana güç vermiti. Fakat iin bu kadar zor olaca, Masonlarn, Dönmelerin bakan dahi dinlemeyecekleri hesapta yoktu. Bir ay uzayacan ise hiç beklemiyordum…

Bir ay Ankara’da süründüm. Çamarm kalmad. Param bitti. Akamlar, otelden aldm çayla, odamda ekmei çaya batrp yemek zorunda kaldm. Artk uykularm kaçyordu. Hatta bir gece kanmaya baladm. “Eyvah, bitlendim mi acaba?” diye korktum, gözlüümü takp bakndm… Çünkü temiz çamarm kalmamt.

Giriken bir kimse deilim. Davet eden kimse de yok. Ancak Tâlim Terbiye Kurulu’na ve Tevfik Bey’e giderim, otele dönerim. Vallahi Ali Ulvi Bey, bir ay içinde kimseye söylemedim: Oturup beklerken, bacamn altna mendil koyuyordum. Prostatm var, kaçryorum. “Abdeste gideceim” de diyemiyorum ki; “Ulan, abdestini tutamayan adamn, burada ne ii var” derler mi diye…

Nihayet bir gün, artk çok skldm, rahatszlandm… Sar adam, gittiimde artk yüzüme bile bakmaz olmutu… Bastonuma dayandm: “Buradan doru trene gideyim” diye kalktm. Yalnz Tevfik leri Bey’e bir daha urayaym, hem vedâ edeyim dedim. Tevfik Bey, o krgn halimi gördü; rengimi beenmedi: “Hocam, siz rahatszsnz.” “Tevfik Bey, ben gidiyorum.“ dedim…

Üzüldü, düündü: “Hocam iyi sabretmisiniz… Son bir çare olarak, meseleyi Adnan Bey’e açalm“ dedi. Birlikte Adnan Menderes Bey’e, bavekâlete gittik. Vaziyeti anlattk. Adnan Bey hayret etti, üzüldü. Tâlim Terbiye Dairesi’ndeki bir adamn, Bakana kar koyduuna at: “Bu derece mi Tevfik Bey?”, “Evet, efendim, bu derecedir.”

Babakan biraz düündükten sonra dedi ki: “Hocam, yarn siz Tevfik Bey’e gelin; Tevfik Bey’le beraber Tâlim Terbiye’ye gidin… Ben ayn saatte baskn yapaym… Bir de bu ekilde tecrübe edelim. Belki Allah yardmcmz olur.”

Ertesi gün Adnan Bey’in dedii gibi, Tevfik Bey’le birlikte Tâlim Terbiye’ye gittik. O memurun masasnda iken Babakan geldi. Girer girmez selâm verdi. Sonra: “Tevfik Bey neredesin yahu! Ne zaman sorsam, Tâlim Terbiye’de diyorlar!.. Nedir bu?.. Allah akna senin Tâlim Terbiye’de bu kadar ne iin var?”

“Efendim, Celâl Ökten Hoca, benim hocamdr. Bir aydan beri buradadr.“ “Hayrdr ne ii varm?“ Tevfik Bey, “Efendim, böyle böyle.“ diye anlatt. Adnan Bey, memura sordu: “Beyefendi bunun mahzuru nedir?“ “Efendim, bana meguliyetimin dnda bir teklif yaplyor. Ben böyle bir karar veremem. Böyle bir müsaadeyi benden istiyorlar. Benden çkmas lâzmm. Binaenaleyh mevzuat böyle bir karar vermeme müsaade etmez. Vekil Bey üzerime büyük bask yapyor.“

“Peki, Tevfik Bey’in verdii tâlimat kâfi gelmiyorsa; emri ben vereyim: Bu emri günün Bavekili vermi deyin.” “Muhterem bavekilim, ben mes’ul olurum; ifahî emir beni kurtaramaz.” “O halde, lâzm olan yazn, ben imza edeyim.” Merhum Adnan Menderes‘in bu kararl tavr karsnda, artk Tâlim Terbiye Dairesi Bakanl’nn söyleyecek sözü kalmad.

Bizim vekâletten bir ey istediimiz de yok… Binay bulacaz, kiras, bakm; idareciler, öretmenler, hademe vs. maalar, hepsi bize ait olacak… Tevfik Bey de sormutu: “Hocam nereye açacaksnz? Kimler okutacak?” “Siz hele bize bir izni verin; Allah’n lütf-u keremi ile onlar bulunur…”

O gün, benim için bayram oldu. stanbul’dan telgraf çekip sorarlar: “Ne zaman geleceksin?“ “Geldim, geliyorum.” derken, neyse müjdeyle döndüm. O gün, muvafakat emrini alp da Bavekâletten otele gelirken, nasl çldrmadm, nasl aklm kaybetmedim, diye hâlâ aarm…

Ne evlendiim gün, ne de icazet aldm zaman böyle sevindim. O gün bu kadar sevinmitim! Bu dereceden fazla, bunu bastran bir sevinci, ancak Beytullah’ gördüüm zaman hissettim…”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ersin Çelik
26-09-21
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
"MEMLEKETÝN ÝMANI GÝDÝYORDU!"
Online Kii: 33
Bu Gn: 28 || Bu Ay: 6.010 || Toplam Ziyareti: 2.929.187 || Toplam Tklanma: 58.619.519